Sol Bar 🎉 Online Test Çözme Sitemiz Yayında! Yakında tüm sınıflar için testler eklenecektir. Sağ Bar

İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya - Test 6

Soru Sayısı: 20 soru
Süre: 20 dakika
Sınıf: 12. Sınıf - T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Karalama Tahtası Mevcut!

Test sırasında matematik işlemleri ve çizimler için karalama tahtasını kullanabilirsiniz. Zamanın yanındaki kalem ikonuna tıklayın.

Soru 1
İki savaş arası dönemde Türkiye'nin dış politikasında gözlemlenen en belirgin özelliklerden biri, bölgesel güvenlik paktlarına aktif katılımıdır. Balkan Antantı ve Sadabat Paktı'nın imzalanmasında Türkiye'nin temel motivasyonu, farklı coğrafi bölgelerde olmasına rağmen ortak bir paydada nasıl özetlenebilir?
A
Büyük devletlerin bölgedeki nüfuzunu kırma ve bölgesel hegemonya kurma.
B
Yeni topraklar kazanma ve mevcut sınırları genişletme arzusu.
C
Bölgesel ekonomik iş birliğini artırarak refah seviyesini yükseltme.
D
Kültürel etkileşimi ve halklar arası dayanışmayı geliştirme.
E
İlgili coğrafyalardaki revizyonist devletlerin saldırgan politikalarına karşı mevcut sınırları ve barışı (statükoyu) koruma.
Soru 2
Türkiye, doğu sınırlarının güvenliğini pekiştirmek ve bölgesel istikrarı sağlamak amacıyla 1937 yılında Sadabat Paktı'nı imzalamıştır. Bu paktın oluşumunda rol oynayan başlıca dış tehdit ve paktı oluşturan ülkeler aşağıdakilerden hangisinde doğru bir şekilde eşleştirilmiştir?
A
İtalya'nın Ortadoğu'daki yayılmacı politikaları - Türkiye, İran, Irak, Afganistan.
B
Almanya'nın Ortadoğu'ya ilgisi - Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün.
C
İngiltere'nin bölgedeki sömürgeci emelleri - Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Yemen.
D
Sovyetler Birliği'nin Asya'daki etkisi - Türkiye, Pakistan, Hindistan, Çin.
E
Fransa'nın Suriye üzerindeki etkisi - Türkiye, Irak, Mısır, Cezayir.
Soru 3
Atatürk dönemi Türk dış politikasının temel ilkelerinden biri olan 'statükoyu koruma', mevcut uluslararası düzeni ve sınırları muhafaza etme anlamına gelir. Bu ilkenin Türkiye'nin dış politikasındaki yansıması, özellikle hangi tür uluslararası sorunlara karşı bir duruşu ifade etmektedir?
A
Sadece askeri güçle çözülebilecek sorunlara odaklanma.
B
Uluslararası antlaşmaları ve sınırları değiştirmeyi amaçlayan revizyonist politikalara karşı bir duruş.
C
Dış ticareti kısıtlayan uygulamalar.
D
Kültürel yayılmacılığı destekleyen yaklaşımlar.
E
Ekonomik bağımsızlığı hedefleyen politikalar.
Soru 4
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Türkiye lehine sonuçlanmasında, Türkiye'nin diplomatik çabalarının yanı sıra, uluslararası konjonktürdeki hangi önemli değişiklikler etkili olmuştur?
A
Almanya ve İtalya'nın yayılmacı politikaları nedeniyle Avrupa'da artan savaş riski ve İngiltere ile Fransa'nın Türkiye'nin Boğazlar talebine güvenlik gerekçesiyle daha sıcak bakması.
B
Ortadoğu'daki petrol kaynakları üzerindeki rekabetin azalması.
C
Milletler Cemiyeti'nin büyük devletler üzerinde uyguladığı güçlü yaptırımlar.
D
ABD'nin Avrupa siyasetine aktif olarak müdahil olması ve Türkiye'yi desteklemesi.
E
Sovyetler Birliği'nin Karadeniz'e serbest geçiş hakkı elde etme arayışı.
Soru 5
Hatay'ın anavatana katılması süreci, Türkiye'nin dış politikadaki kararlılığını ve uluslararası hukuktan yararlanma becerisini gösteren önemli bir örnektir. Bu süreçte, Hatay'ın bağımsız bir devlet olarak kurulması ve ardından Türkiye'ye katılmasını sağlayan temel diplomatik ve hukuki adımlar zinciri aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru sıralanmıştır?
A
Milletler Cemiyeti'nin aracılığıyla Hatay'a özerklik verilmesi, Hatay'da seçimlerin yapılması ve Hatay Meclisi'nin Türkiye'ye katılma kararı alması.
B
İngiltere'nin arabuluculuğu, Hatay'da ortak bir yönetimin kurulması ve zamanla Türkiye'ye entegrasyon.
C
Türkiye'nin askeri müdahalesi, Fransa'nın baskıyla geri çekilmesi ve uluslararası bir konferans kararıyla ilhak.
D
Lozan Antlaşması'nda Hatay'ın Türkiye'ye bırakılması, Fransa'nın buna uyması ve referandum.
E
Sovyetler Birliği'nin desteğiyle bağımsızlık ilanı ve ardından Türkiye ile birleşme.
Soru 6
Türkiye Cumhuriyeti'nin, uluslararası sistemde barış yanlısı ve yapıcı bir aktör olma misyonunu pekiştiren en önemli diplomatik adımlardan biri, Milletler Cemiyeti'ne (Cemiyet-i Akvam) üyeliğidir. Türkiye'nin 1932 yılında Milletler Cemiyeti'ne katılmasında etkili olan temel motivasyon ve bu üyeliğin uluslararası arenadaki sembolik anlamı nedir?
A
Almanya ve İtalya ile ittifak kurmak - İngiltere ve Fransa'ya karşı denge oluşturmak.
B
Musul meselesinde Milletler Cemiyeti'nden destek almak - Büyük devletlerin Türkiye'ye karşı birleştiğini göstermek.
C
Fransa ve İngiltere'nin manda yönetimlerini desteklemek - Ekonomik yardımlar almak.
D
Barışçıl ve bağımsızlıkçı dış politika ilkelerini uluslararası alanda tescil ettirmek ve dünya barışına katkıda bulunmak - Türkiye'nin uluslararası saygınlığını artırmak.
E
Yayılmacı bir dış politika izlemek - Bölgedeki hegemonyasını ilan etmek.
Soru 7
Atatürk dönemi Türk dış politikasının temel ilkeleri arasında 'Yurtta sulh, cihanda sulh' öne çıkmaktadır. Bu ilkenin Türk dış politikasına yansıması bağlamında, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını korurken hangi yaklaşımla hareket ettiği söylenebilir?
A
Sürekli olarak bölgesel çatışmalara müdahale ederek ulusal çıkarları koruma.
B
Uluslararası antlaşmalara bağlı kalmama ve revizyonist politikalar izleme.
C
Barışı esas alarak, eşitlik ve bağımsızlık prensipleri doğrultusunda komşularla iyi ilişkiler kurma ve statükoyu savunma.
D
Büyük devletlerin iç işlerine karışarak kendi nüfuz alanını genişletme.
E
Askeri güce öncelik vererek diplomasiyi ikinci planda tutma.
Soru 8
İki savaş arası dönemde uluslararası alanda silahsızlanma konferansları düzenlenmiş ve barış girişimleri yapılmıştır. Türkiye'nin bu silahsızlanma çabalarına karşı genel tutumu ve uluslararası barışa yaklaşımı nasıl özetlenebilir?
A
Sadece büyük güçlerin silahsızlanmasını savunmuş, kendi silahsızlanmasını reddetmiştir.
B
Uluslararası silahsızlanma girişimlerini desteklemiş ancak kendi ulusal güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde dengeli ve gerçekçi bir yaklaşım benimsemiştir.
C
Uluslararası silahsızlanma çabalarına kayıtsız kalmış ve kendi askeri gücünü sürekli artırmıştır.
D
Silahsızlanmayı tamamen reddederek yayılmacı bir ordu politikası izlemiştir.
E
Büyük devletlerin baskısıyla istemeyerek silahsızlanmaya zorlanmıştır.
Soru 9
1930'lu yıllarda Akdeniz ve Balkanlar'da artan gerilimler, özellikle hangi ülkenin yayılmacı politikalarıyla doğrudan ilişkilidir ve Türkiye'nin dış politikasında güvenlik endişesi yaratmıştır?
A
Almanya - Avrupa'da Lebensraum (yaşam alanı) teorisiyle yayılma isteği.
B
Sovyetler Birliği - Boğazlar üzerindeki tarihi talepleri ve komünist rejim ihracı.
C
Fransa - Suriye ve Lübnan üzerindeki manda yönetimi ve Ortadoğu'daki nüfuzu.
D
İtalya - 'Mare Nostrum' (Bizim Deniz) ideolojisiyle Akdeniz'de hegemonya kurma ve On İki Ada üzerindeki varlığı.
E
İngiltere - Kıbrıs ve Mısır üzerindeki hakimiyeti ve deniz üstünlüğü.
Soru 10
Atatürk Dönemi’nde (1923-1938) Türkiye Cumhuriyeti'nin, Lozan Antlaşması ile kurulan Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılarak Boğazlar üzerinde tam egemenliğini sağlamasında etkili olan uluslararası antlaşma ve bu antlaşmanın imzalanmasını kolaylaştıran temel küresel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
A
Sadabat Paktı - Ortadoğu'da güç dengelerinin değişmesi ve İngiltere'nin desteği.
B
Balkan Antantı - Avrupa'da barışın korunması çabaları ve Fransa'nın baskısı.
C
Nyon Konferansı - Akdeniz'deki korsanlık faaliyetlerinin önlenmesi ve deniz ticaretinin güvence altına alınması.
D
Kars Antlaşması - Sovyet Rusya ile ilişkilerin güçlenmesi ve ortak savunma ihtiyacı.
E
Montrö Boğazlar Sözleşmesi - Almanya ve İtalya'nın yayılmacı politikaları nedeniyle güvenlik endişelerinin artması.
Soru 11
Atatürk dönemi Türk dış politikasının, dünya siyasetindeki büyük çalkantılara (İki Savaş Arası Dönem) rağmen ulusal hedeflerine ulaşmasında ve ülkenin güvenliğini sağlamasında etkili olan en kapsamlı faktörler zinciri aşağıdakilerden hangisidir?
A
Gerçekçi, barışçıl ve bağımsızlık odaklı bir politika izleme, uluslararası konjonktürü iyi değerlendirerek diplomatik fırsatları kullanma, bölgesel paktlarla güvenliği pekiştirme ve iç kalkınmaya öncelik verme.
B
Büyük devletlerin iç işlerine müdahale etme ve bölgesel çatışmaları körükleme.
C
Sürekli olarak tarafsızlığını ilan etme ve uluslararası ilişkilerden tamamen uzak durma.
D
Sadece ekonomik bağımsızlığı hedefleme ve askeri gücü ihmal etme.
E
Yalnızca askeri güce dayanma ve yayılmacı politikalar izleme.
Soru 12
Atatürk dönemi Türk dış politikasında Sovyetler Birliği ile kurulan ilişkiler, karmaşık ancak stratejik bir öneme sahipti. Bu dönemde Türkiye-Sovyetler Birliği ilişkilerinin temel dinamiği ve bu ilişkileri şekillendiren başlıca unsurlar nelerdir?
A
Batılı devletlere karşı tamamen düşmanca bir tutum ve sürekli çatışma.
B
Ortak ideolojik hedefler ve Doğu Avrupa'da nüfuz mücadelesi.
C
Ekonomik rekabet ve Boğazlar üzerinde sürekli gerilim.
D
Karşılıklı güvenlik endişeleri, özellikle Batılı emperyalizme karşı ortak duruş ve dostluk-saldırmazlık paktları ile güvence altına alınan iş birliği.
E
Sovyetler Birliği'nin Türkiye'nin içişlerine karışma çabaları ve Türkiye'nin buna sürekli direnişi.
Soru 13
1937 yılında Akdeniz'deki deniz güvenliğini tehdit eden korsanlık ve denizaltı saldırılarına karşı Türkiye'nin de katıldığı Nyon Konferansı ve ardından Akdeniz Paktı imzalanmıştır. Türkiye'nin bu paktlara katılmasının temel sebebi nedir?
A
İtalya'nın denizaltılarının neden olduğu korsanlık faaliyetlerine karşı Akdeniz'in güvenliğini sağlama ve kendi deniz ticaretini koruma.
B
Almanya'nın deniz gücünü kısıtlama amacı gütmek.
C
Sovyetler Birliği ile Akdeniz'de ortak bir deniz gücü oluşturma.
D
İngiltere'nin Akdeniz'deki sömürgeci çıkarlarını desteklemek.
E
Fransa'nın Kuzey Afrika'daki manda yönetimlerini güçlendirme.
Soru 14
İki savaş arası dönemde uluslararası ilişkileri şekillendiren önemli kavramlardan biri olan 'revizyonist devletler' tabiri, Atatürk dönemi Türk dış politikasının barışçıl tutumunu daha iyi anlamak için kritik bir öneme sahiptir. 'Revizyonist devletler' kavramıyla kastedilen temel uluslararası eğilim nedir?
A
Ekonomik iş birliğini ve serbest ticareti savunan devletler.
B
Milletler Cemiyeti'nin kararlarına tam bağlılık gösteren devletler.
C
Silahsızlanma antlaşmalarını destekleyen ve uygulayan devletler.
D
Uluslararası barışı ve statükoyu korumayı esas alan devletler.
E
Mevcut uluslararası antlaşmaları ve sınırları değiştirmeyi amaçlayan, genellikle askeri yollarla bu hedeflere ulaşmaya çalışan devletler.
Soru 15
Musul Sorunu, Lozan sonrası dönemde Türkiye'nin dış politikasını önemli ölçüde etkileyen ve İngiltere ile ilişkilerini geren bir mesele olmuştur. 1926'da Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşan bu sorunun, sonraki yıllarda Türkiye'nin Ortadoğu politikaları üzerindeki dolaylı etkisi nasıl yorumlanabilir?
A
Türkiye'nin İngiltere ile stratejik bir ittifak kurmasına yol açmıştır.
B
Musul'u kaybetme deneyimi, Türkiye'nin doğu sınırlarının güvenliğini daha fazla önemsemesine ve Sadabat Paktı gibi bölgesel işbirliklerine yönelmesine zemin hazırlamıştır.
C
Türkiye'nin Irak üzerindeki etkisi artmış ve enerji kaynaklarına erişimi kolaylaşmıştır.
D
Türkiye'nin Ortadoğu'daki tüm politikalarından vazgeçmesine neden olmuştur.
E
Milletler Cemiyeti'ne üyeliğini erteleyerek uluslararası sistemden uzak durmasına yol açmıştır.
Soru 16
Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi, sadece dış politikada barışı hedeflemekle kalmamış, aynı zamanda genç Türkiye Cumhuriyeti'nin iç yapılanması ve gelişimi üzerinde de derin bir etki yaratmıştır. Bu ilkenin iç politikadaki temel faydası ve amacı nedir?
A
Geniş bir coğrafyada askeri ittifaklar kurarak jeopolitik üstünlük sağlamak.
B
Sınır ötesi operasyonlar için sürekli askeri hazırlık yapmak.
C
Komşu ülkelerin iç işlerine müdahale ederek bölgesel nüfuzunu artırmak.
D
Yüksek askeri harcamalarla savunma sanayisini geliştirmek.
E
Ekonomik ve toplumsal kalkınma için gerekli istikrarlı ve güvenli ortamı sağlamak.
Soru 17
Hatay meselesi, Atatürk dönemi Türk dış politikasının en hassas ve karmaşık konularından biriydi. Hatay'ın Türkiye için sadece millî bir mesele olmanın ötesinde, stratejik açıdan da büyük bir öneme sahip olmasının temel nedeni nedir?
A
Türkiye'nin tarım ekonomisi için vazgeçilmez bir üretim alanı olması.
B
Hatay'ın Doğu Akdeniz'e açılan stratejik bir kapı olması, Suriye ile olan sınır güvenliği ve bölgedeki askeri savunma açısından kritik bir konumda bulunması.
C
Bölgenin uluslararası ticaret yolları üzerinde önemli bir sanayi merkezi olması.
D
Milletler Cemiyeti'nde Türkiye'ye diplomatik prestij kazandıracak olması.
E
Hatay'ın zengin petrol yataklarına sahip olması.
Soru 18
Atatürk dönemi dış politikasının en önemli başarılarından biri, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını büyük ölçüde gerçekleştirmesine rağmen, uluslararası barışa ve mevcut statükoya bağlı kalmasıdır. Türkiye'nin bu dengeleyici stratejisi, hangi temel yaklaşımlar üzerine inşa edilmiştir?
A
Milletler Cemiyeti'ne üye olarak uluslararası hukuka saygı gösterme, bölgesel barış paktlarına katılarak güvenliği pekiştirme ve dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı askeri caydırıcılığını koruma.
B
Yayılmacı ve revizyonist güçlerle ittifaklar kurarak topraklarını genişletme.
C
Tüm uluslararası sorunlara müdahale etmeme ve pasif bir dış politika izleme.
D
Ekonomik bağımsızlığı her şeyin önünde tutarak uluslararası ilişkilerden izole olma.
E
Büyük devletlerin zayıflıklarından faydalanarak tek taraflı askeri müdahalelerde bulunma.
Soru 19
İki savaş arası dönemde Avrupa'da artan gerilimler ve revizyonist güçlerin yükselişi göz önüne alındığında, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Hatay'ın anavatana katılması gibi önemli dış politika başarılarını elde etmesinde etkili olan en temel strateji nedir?
A
Sadece askeri güce dayanarak diplomatik yolları ihmal etme.
B
Sürekli olarak tek bir büyük güce yaslanarak onun çıkarlarını takip etme.
C
Saldırgan ve yayılmacı bir dış politika izleyerek kendi gücünü dayatma.
D
Büyük güçler arasındaki çıkar çatışmalarından ve küresel denge değişimlerinden ustaca faydalanma, aynı zamanda barışçıl ve bağımsız bir politika izleme.
E
Tüm uluslararası örgütlerden uzak durarak kendi başına hareket etme.
Soru 20
Atatürk dönemi dış politikasında, Türkiye'nin batı sınırlarının güvenliğini sağlamak amacıyla bölgesel bir güvenlik iş birliği girişimi olarak Balkan Antantı (1934) kurulmuştur. Bu antanta katılan devletler ve antantın temel amacı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A
Türkiye, Bulgaristan, Arnavutluk, Yunanistan - Ortak bir ekonomik pazar oluşturmak.
B
Türkiye, Sovyetler Birliği, Polonya, Çekoslovakya - Komünizm tehdidine karşı bölgesel savunma kurmak.
C
Türkiye, İran, Irak, Afganistan - Ortadoğu'daki revizyonist güçlere karşı iş birliği yapmak.
D
Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya - İtalya ve Almanya'nın Balkanlar'daki yayılmacı politikalarına karşı mevcut sınırları korumak.
E
Türkiye, Fransa, İngiltere, İtalya - Akdeniz'deki deniz ticaretini güvence altına almak.
20
soru