Yeni Nesil Sorularla Ücretsiz Online Test Çöz!

Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri - Test 5

KPSS Hazırlık sürecinde Türkçe dersinin en temel konularından olan Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri - Test 5 ile kelime dağarcığınızı ve anlam bilgisi becerilerinizi test edin. Bu test; gerçek, mecaz, terim anlam, eş ve zıt anlamlı sözcükler ile deyimler ve ikilemeler gibi söz öbeklerini kapsamaktadır.

Tamamen güncel MEB Kazanım / Okul Sınavı müfredatına ve sınav formatına uyumlu olarak hazırlanan bu test, okuma-anlama, yorumlama ve analiz etme becerilerinizi ölçer. Sınavlarda yüksek başarı hedefleyen adaylar için hazırlanan bu özel KPSS Türkçe testleri sayesinde eksiklerinizi hızla belirleyebilirsiniz. Kendinizi test etmek ve rakiplerinizin önüne geçmek için online test çöz seçeneğiyle hemen çözmeye başlayın!

Soru
20
Süre
25 dk
Sınıf
KPSS Hazırlık
Soru 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük sesteş (eş sesli) bir özelliğe sahip değildir?
A
Bahçedeki kırmızı gül kokusuyla herkesi büyülüyordu.
B
Çayın kenarındaki yeşil sazlıklar kuşlara yuva olmuştu.
C
Çiftlikteki atların bakımı için yeni bir yol izlenecek.
D
Kitabın son sayfasını okurken gözyaşlarını tutamadı.
E
Bu sıcak yaz günlerinde yaylaya çıkmak en doğrusudur.
Soru 2
"Ağır" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "değeri çok olan, gösterişli" anlamında kullanılmıştır?
A
Şehirdeki ağır hava, astım hastalarının nefes almasını zorlaştırıyordu.
B
Davete katılan konuklar için oldukça ağır hediyeler hazırlanmıştı.
C
Fabrikadaki ağır işlerde çalışan işçilerin hakları korunmalıdır.
D
Söylediği ağır sözler salondaki herkesi derinden yaraladı.
E
Bu ağır çantayı tek başına taşımaya çalışmamalısın.
Soru 3
Deyimler, kalıplaşmış söz öbekleri olup cümledeki anlam akışına uygun olarak kullanılmalıdır. Aksi takdirde anlatım bozukluğuna yol açarlar.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, cümlenin anlamına uygun kullanılmamıştır?
A
Sınav sonuçlarını öğrenince sevinçten etekleri zil çalıyordu.
B
O kadar yardımsever bir insandı ki herkes için saçını süpürge ederdi.
C
İşlerin yolunda gitmesiyle keyfi yerine gelmiş, etekleri tutuşmuştu.
D
Yaptığı hatalardan dolayı çok pişman olmuş, burnu sürtülmüştü.
E
Söylenen her söze hemen inanıyor, adeta ağzının içine bakıyordu.
Soru 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan ikileme, oluşumu yönüyle diğerlerinden farklıdır?
A
Yarım yamalak bilgisiyle herkesi yönlendirmeye çalışıyordu.
B
Eski püskü kıyafetlerini dolabın en alt rafına kaldırdı.
C
Gece gündüz demeden projenin yetişmesi için çalışıyordu.
D
Sokakta tek tük insan göze çarpıyordu.
E
Eğri büğrü yollardan geçerek nihayet köye ulaştık.
Soru 5
Soyut bir kavramın, somut anlamlı bir sözcükle ifade edilmesine "somutlama" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım vardır?
A
Çocukların neşeli sesleri sokağı şenlendirmişti.
B
Bu sinsi yalnızlık, her gece yüreğime bir pençe atıyor.
C
Soğuk havalarda dışarı çıkarken kalın giyinmelisin.
D
Masanın üzerindeki kırık bardağı çöpe attı.
E
Rüzgârın uğultusu sabaha kadar hiç kesilmedi.
Soru 6
Ölçülebilen, sayılabilen özellikleri gösteren sözcüklere "nicel anlamlı"; ölçülemeyen, nitelik bildiren sözcüklere ise "nitel anlamlı" sözcükler denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde nicel anlamlı bir sözcük, mecazlaşarak nitel anlam kazanmıştır?
A
Onun bu kadar dar bir düşünce yapısına sahip olduğunu bilmiyordum.
B
Kısa bir süre sonra toplantının ertelendiği haberi geldi.
C
Ağır çuvalları taşımaktan sırtı ağrımaya başlamıştı.
D
Yüksek binaların gölgesinde kalan sokaklar hiç güneş almıyordu.
E
Yeni aldığımız evin salonu oldukça geniş bir alana sahipti.
Soru 7
Bilim, sanat, meslek dalı veya bir konuyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklere "terim anlamlı sözcükler" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmamıştır?
A
Son günlerde yaşanan olaylar onun hayata bakış açısını tamamen değiştirdi.
B
Şiirdeki kafiye ve redifler esere ayrı bir ahenk katmıştı.
C
Öğretmenimiz bugün derste üçgenin iç açılarının toplamını anlattı.
D
Oyunun ikinci perdesinde oyuncuların performansı oldukça yüksekti.
E
Hakem, oyuncunun ceza sahası içindeki hareketine penaltı kararı verdi.
Soru 8
Sözcükler anlam kapsamlarına göre genel veya özel anlamlı olabilirler. Bir kavramın genelden özele doğru sıralanması, kapsamı en geniş olandan en dar olana doğru gitmektir.

Buna göre aşağıdaki sıralamaların hangisinde "genelden özele" bir ilişki vardır?
A
Gül - Çiçek - Bitki - Canlı - Varlık
B
Çiçek - Gül - Varlık - Canlı - Bitki
C
Canlı - Varlık - Bitki - Gül - Çiçek
D
Bitki - Çiçek - Gül - Varlık - Canlı
E
Varlık - Canlı - Bitki - Çiçek - Gül
Soru 9
Yazılışları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan sözcüklere "eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün eş anlamlısı yay ayraç içinde yanlış verilmiştir?
A
Hayatındaki tüm zorluklara rağmen mücadele (savaşım) etmekten asla vazgeçmedi.
B
Yazarın son romanındaki özgün (sıradan) üslup okuyucuyu hemen sarıyor.
C
Toplumun her kesiminden insanın bu vazifeyi (görev) üstlenmesi gerekir.
D
Kurumun aldığı yeni kararlar tüm üyelere (aza) yazılı olarak bildirildi.
E
Bilim insanları bu konuda yeni bir varsayım (hipotez) ortaya koydular.
Soru 10
Söylenmesi zihinde olumsuz, ürkütücü çağrışımlar uyandıran bazı kavramların, daha güzel ve olumlu sözcüklerle ifade edilmesine "güzel adlandırma" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde güzel adlandırmaya örnek gösterilebilecek bir kullanım vardır?
A
Genç yazar, ilk kitabıyla edebiyat dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
B
Gökyüzünü kaplayan kara bulutlar, yaklaşan fırtınanın habercisi gibiydi.
C
Sonbaharda dökülen yapraklar yolları adeta sarı bir halı gibi kaplamıştı.
D
Şehrin gürültüsünden kaçıp sakin bir sahil kasabasına yerleşmeye karar verdi.
E
Amansız hastalığa yakalanan yakınını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyordu.
Soru 11
"Yetersiz araçlarla, çok büyük ve güç bir işi başarmaya çalışmak" anlamına gelen deyim aşağıdakilerden hangisidir?
A
İğne atsan yere düşmemek
B
İğne ipliğe dönmek
C
İğne üstünde oturmak
D
İğneli konuşmak
E
İğneyle kuyu kazmak
Soru 12
"Yalın" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "süssüz, sade" anlamında kullanılmıştır?
A
Bu yalın düşünceyle karmaşık sorunları çözmemiz mümkün görünmüyor.
B
Yalın ayak toprağa basmak insanın bütün stresini alıyor.
C
Yazarın yalın bir dille kaleme aldığı bu roman, geniş kitlelere ulaştı.
D
Olayı sadece yalın bir gerçeklikle ele almak bazen eksik kalabilir.
E
Yalın bir evet cevabı, arkasındaki fırtınayı gizlemeye yetmişti.
Soru 13
Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere "yansıma sözcük" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük kullanılmamıştır?
A
Derenin şırıltısı eşliğinde güzel bir yürüyüş yaptık.
B
Kazandaki çorba kaynadıkça fokurtular çıkarmaya başladı.
C
Güneşin pırıltısı deniz yüzeyinde harika bir görüntü oluşturuyordu.
D
Rüzgârda fısıldayan yapraklar insana huzur veriyor.
E
Gece boyunca kapının gıcırtısı yüzünden bir türlü uyuyamadım.
Soru 14
Sanatçı, son eserinde geleneksel kalıpların dışına çıkarak adeta kabuğunu kırmış ve evrensel bir dil yakalamayı başarmıştır.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
A
Geçmişte yaptığı hatalardan ders çıkarıp olgunlaşmak
B
Kendini sınırlayan engelleri aşarak gelişim ve değişim göstermek
C
Çevresindeki insanlarla olan ilişkilerini yeniden düzenlemek
D
Kendi içine kapanarak dış dünyayla bağını tamamen koparmak
E
Zorluklar karşısında pes etmeyip mücadeleye devam etmek
Soru 15
Bir sözcüğün, benzetme amacı güdülmeden, başka bir sözcük yerine kullanılmasına "ad aktarması" (mecazımürsel) denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması vardır?
A
Tatlı diliyle kısa sürede herkesin sevgisini kazanmayı başardı.
B
Sınıfın sessizce öğretmeni beklemesi gerektiğini hatırlattı.
C
Keskin bir koku mutfaktan koridora kadar yayılmıştı.
D
Dalgalı deniz, kıyıdaki küçük tekneleri beşik gibi sallıyordu.
E
Sonbaharın gelişiyle ağaçların yaprakları sararmaya başladı.
Soru 16
Tek bir sözcükle anlatılabilecek bir kavramı, birden fazla sözcükle ifade etmeye "dolaylama" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama örneği yoktur?
A
Ormanların kralı, belgeselde avını yakalamak için sinsice ilerliyordu.
B
Karadeniz'in hırçın dalgaları kıyıdaki kayaları aşındırıyordu.
C
Yavru vatanın turizm potansiyeli her geçen yıl daha da artıyor.
D
Beyaz altın üreticileri bu yılki rekolteden oldukça memnun kaldı.
E
File bekçisinin yaptığı kritik kurtarışlar takımını galibiyete taşıdı.
Soru 17
Bir sözcüğün olumsuzu, o sözcüğün karşıt (zıt) anlamlısı değildir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükler birbirinin karşıtı (zıttı) olarak kullanılmıştır?
A
Hayatın içindeki acı günleri de tatlı anıları da birlikte paylaştık.
B
Soruları bilen kişilere ödül verilirken bilmeyen kişilere teselli ödülü verildi.
C
Sınava giren öğrenciler ile sınava girmeyen öğrenciler ayrı sınıflara alındı.
D
Bu işi yapmak ile yapmamak arasında kararsız kalmıştı.
E
Söylediği sözlerin doğru mu yoksa doğru olmayan bir tarafı mı olduğunu çözemedik.
Soru 18
"Yalnız taş duvar olmaz." atasözüyle anlamca en yakın olan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
A
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
B
Ağaç yaşken eğilir.
C
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
D
Sakla samanı, gelir zamanı.
E
Damlaya damlaya göl olur.
Soru 19
"Göz" sözcüğüyle kurulan aşağıdaki deyimlerden hangisi "birinin sevgisini, güvenini kazanmak" anlamında kullanılır?
A
Göz gezdirmek
B
Göze girmek
C
Gözden düşmek
D
Gözü kalmak
E
Göz yummak
Soru 20
Bir duyuya ait bir kavramın, başka bir duyuyla ilgili olarak kullanılmasına "duyular arası aktarım" denir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde duyular arası aktarım yapılmıştır?
A
Bahçeden gelen taze çiçek kokuları odayı doldurmuştu.
B
Dalgaların kıyıya vuruşunu saatlerce sessizce izledi.
C
Sanatçının kadife sesi salondaki herkesi büyülemeyi başardı.
D
Gökyüzündeki parlak yıldızları izlemek ona huzur veriyordu.
E
Soğuk rüzgârlar kışın habercisi gibi esmeye başlamıştı.
20
soru